Çorum'un dürüst, liyakatli, adaletli ve halka karşı sorumluluk hisseden yöneticilere ihtiyacı var. Çorum'da yalnızca siyasi aktörlerin değil, sivil toplum kuruluşlarının ve çeşitli kurumların kamuoyu önündeki duruşunun da dikkatle değerlendirilmesi gerekiyor.
STK'LAR VE KURUMLAR KİŞİSEL
İKBALİN BASAMAĞI OLMAMALI!
- Çorum'da yalnızca siyasi aktörlerin değil, sivil toplum kuruluşlarının ve çeşitli kurumların kamuoyu önündeki duruşunun da dikkatle değerlendirilmesi gerekiyor.
Sivil toplumun varlık nedeni, kişisel kariyerlere zemin hazırlamak değildir.
- Dernekler, vakıflar, meslek kuruluşları ve diğer toplumsal yapılar; temsil ettikleri insanların haklarını savunmak, ortak sorunlara çözüm üretmek ve şehir hayatına katkıda bulunmak için vardır.
Bu kuruluşların itibarı, herhangi bir kişinin siyasi geleceğinden daha değerlidir.
- Dolayısıyla kurumların kişisel hesaplara araç edilmemesi, yöneticilerin de temsil ettikleri topluluklara karşı şeffaf ve hesap verebilir olması gerekir.
Aynı ilke kültür, sanat ve medya dünyası için de geçerlidir.
Hiçbir unvan, kişiye başkalarının emeği üzerinden itibar devşirme hakkı vermez.
Hiçbir kurumsal kimlik, kişisel çıkarların üzerini örten bir perdeye dönüşmemelidir.
Kurumların adı büyüktür; fakat o adı taşıyan herkesin davranışı da aynı ölçüde sorumluluk gerektirir.
BİZİM İŞİMİZ ALKIŞLAMAK DEĞİL, SORU SORMAKTIR!
- Yıllardır bu şehirde gazetecilik yapıyorum.
Çorum'un güzel günlerine de tanıklık ettim, zor dönemlerine de.
Birçok yönetici geldi, birçok yönetici gitti.
Siyasi dengeler değişti.
Dün yan yana duranlar zamanla farklı yollara yöneldi.
- Bugün birbirine mesafeli duranların yarın aynı masada buluşması da siyasetin doğasında var.
Bütün bunlar bize bir gerçeği öğretti. Vesselam...
Gazetecinin görevi, değişen siyasi dengelere göre kaleminin yönünü değiştirmek değildir.
Gazeteci, kamuoyunun bilme hakkını savunur.
Sorulması gereken soruları sorar.
İddiaları araştırır.
Belgeleri inceler.
Doğruluğunu teyit edemediği bilgiyi kesin hüküm gibi sunmaz.
Kimsenin kişisel hesaplaşmasının aracı olmaz.
- Ama hiçbir makamın, unvanın veya siyasi gücün karşısında da mesleki sorumluluğundan vazgeçmez.
Bizim anlayışımız budur.
Birileri bugün söylediklerimizden rahatsız olabilir.
Yarın yazacaklarımızı da beğenmeyebilir.
Bu, gazeteciliğin doğasında vardır.
Ancak eleştiriye tahammül edemeyenlerin kamuoyundan güven beklemesi de ayrı bir çelişkidir.
HERKESİN GEÇMİŞİ, GELECEĞİNİN AYNASIDIR!
- Buradan geçmişte görev yapmış ve yeniden siyaset sahnesine çıkmayı düşünen herkese aynı soruyu yöneltmek istiyorum:
Siz gerçekten Çorum'a hizmet etmek için mi dönüyorsunuz, yoksa geçmişte bıraktığınız makamların özlemiyle mi hareket ediyorsunuz?
Bu sorunun cevabını zaman gösterecek.
Ancak vatandaşın değerlendirmesi yalnızca yeni vaatlere dayanmayacak.
Geçmişteki icraatlar da bu değerlendirmenin bir parçası olacak.
Kimse hakkında peşin hüküm vermek doğru değildir.
Fakat hiç kimsenin geçmişinin sorgulanamaz olduğunu düşünmesi de kabul edilemez.
- Bugün yeniden toplumun karşısına çıkan herkes, geçmişteki görev döneminin hem başarılarını hem de eksiklerini konuşmaya hazır olmalıdır.
Çünkü demokrasi yalnızca aday olabilme hakkı değildir.
Aynı zamanda hesap verebilme sorumluluğudur.
SON SÖZ: ÇORUM UNUTMAZ!
- Bazıları, aradan geçen zamanın her şeyi unutturacağını düşünebilir.
Bazıları, yeni dostlukların eski soruları ortadan kaldıracağına inanabilir.
- Bazıları da birkaç davet, birkaç protokol fotoğrafı ve özenle hazırlanmış sosyal medya paylaşımlarıyla yepyeni bir siyasi kimlik oluşturabileceğini hesaplayabilir.
Elbette herkes kendi yolunu seçmekte özgürdür.
Ama unutulmaması gereken bir gerçek var:
- Geçmişi değiştiremezsiniz. Yalnızca onunla dürüstçe yüzleşebilirsiniz.
Bizim kimsenin yeniden siyasete dönmesiyle kişisel bir meselemiz yok.
Bizim meselemiz, bu şehrin geleceğidir.
- Çorum'un dürüst, liyakatli, adaletli ve halka karşı sorumluluk hisseden yöneticilere ihtiyacı var.
Dün ne yaptığını açıklayabilen, bugün ne düşündüğünü açıkça söyleyen, yarın ne yapacağını somut biçimde ortaya koyabilen insanlara ihtiyacı var.
- Bu yüzden kimse toplumun hafızasını hafife almasın.
Kimse birkaç fotoğrafla geçmişin üzerini örtebileceğini sanmasın.
Kimse eleştiriden muaf olduğunu düşünmesin.
Çünkü makamlar unutulur, unvanlar silinir, protokol sıraları değişir.
Ama insanın ardında bıraktığı iz, yıllar geçse de konuşulmaya devam eder.
Ve son olarak...
Biz kalemimizi kimsenin siyasi geleceğine göre kullanmayız.
Doğru bildiğimizi savunur, yanlış gördüğümüzü sorgularız.
Yazacaklarımızı da söylentilere değil; araştırmaya, belgeye ve doğrulanmış bilgilere dayandırırız.
Bizim acelemiz yok.
Çünkü hakikatin takvimi, siyasetin seçim takviminden farklıdır.
Ve Çorum'un hafızası, hiçbir seçim afişiyle silinmeyecek kadar güçlüdür!
Kalem, sahibinin vicdanıyla değer kazanır.
Kaynak : www.hitittv.net
https://www.hitittv.net/haberprint/son-soz--corumlu--unutmaz--152156.html