Amerikan Kredilendirme Kuruluşu Moody's, İlk Defa Türkiye'nin Notunu “Yatırım Yapılabilir” Seviyesine Çıkardı. Bu Gelişme, Batı'da Benzerine Rastlanmayan Türden Bir Ekonomik Patlamanın Sağlamlığının Kanıtı Ancak 2012'de GSYİH, Bir Önceki Yıla Göre Daha Az Büyüme Göstererek Yüzde 2,2 Oldu--
Finans, siyasetten daha hızlı koşuyor ve Türkiye'ye, Avrupa'yı yakalaması için bir “kanca” armağan ediyor. Brüksel, Ankara'nın AB'ye katılım prosedürünü ilerletmekte güçlük çekerken (Birlik bürokrasisi, sekiz yılda 35 başlıktan sadece bir tanesini tamamladı.) Türkiye, “reyting” kapısından Eski Kıta'ya girerek kendi işini kendisi gördü: Moody's, bu hafta bu ülkeyi “yatırım yapılabilir” seviyesine yükseltti ve ülkenin borcuna ilişkin görüşü yatırım yapılamaz kâğıt kategorisinden çıkardı. ABD'nin bu kredi derecelendirme kuruluşunun verdiği karne, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından uygulamaya konulan “sürdürülebilir büyüme” dogmasının başarısının en sadık fotoğrafını oluşturuyor. 2009'dan bu yana borç/GSYİH oranı yüzde 10 oranında düştü ve yüzde 36'ya indi. Bunlar, Yaşlı Kıta'nın içinde bulunduğu feci durumda artık neredeyse hiç kimsenin görme lüksüne sahip olmadığı rakamlar.
Ulusal ekonominin yüzde 10'un hemen altındaki oranlarda büyüme gösterdiği 2010 ile 2011 arası yaşanan ekonomik patlama, devletin hesaplarının güvenceye alınması için Maliye Bakanlığı tarafından izlendi. Ortalama borç süresi 4,6 yıldan dokuz yıla çıktı ve Türk lirasının uçuculuğu göz önünde tutulursa potansiyel bir risk unsuru oluşturan döviz cinsinden borçlanma, 2003'teki 43,3 rakamından geçtiğimiz aralık ayında kaydedilen yüzde 27,4'e geriledi.
Bir spekülatif balon mu söz konusu? Hem İtalya hem de Türkiye'de faaliyet gösteren yenilenebilir enerji grubu Relight'ın CEO'su Gökhan Baykam şunları söylüyor: “Hayır. Canlı, sabit ve sürdürülebilir bir büyümenin neticesi söz konusu ayrıca bu büyüme, reel ekonominin tek çekici gücünün iç talep ve altyapı yatırımları olmadığı bir ülkede kaydediliyor.” Bu, bir dizi yapısal reformun eşlik ettiği bir ekonomik patlamaydı ve Moody's'in takdirini kazanarak bu ülkeyi ödüllendirmeye ikna eden de yine bu reformlardı.
Türkiye'de olduğu gibi Avrupa'da da şu an yaşanan sorun, büyüme sorunu ancak bu sorun, iki zıt yönde yaşanıyor. Avrupa, büyümeyi atılıma geçirmek için gerekli kaynak ve fikirleri nerede bulacağını bilmezken Ankara'da bunun tam tersi yaşanıyor. Tam hız giden iki senenin sonunda Türkiye Merkez Bankası, ekonominin aşırı ısınmasına engel olmak adına parasal bir müdahale gerçekleştirdi. 2012'de GSYİH'da kaydedilen büyük düşüş, gerçek bir yorgunluk işaretinden ziyade bu yapay müdahalenin sonucuydu. Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, geçtiğimiz günlerde şunları söyledi: “Galiba çok fazla frene bastık.” Türkiye Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı'nın, Moody's'in kararından birkaç gün önce faiz oranlarının yüzde 4,5'e indirilmesi kararı, tüm makro göstergelerin an itibarıyla yukarı doğru seyre girmeleri için yeterli oldu.
Son derece pragmatik girişimci laboratuvarından konuşan Baykam, şunları söylüyor: “Büyük canlılık var. İstanbul'a her gelişimde masamda onlarca yatırım ve ortaklık dosyası ve teklifi buluyorum.” Hükûmet, Boğaz trafiğini hafifletmek için 50 kilometre uzunluğundaki yeni yapay kanal projesini başlattı; hidrokarbon yakıtlara olan bağımlılığı azaltmak için enerji ajandasını tamamıyla değiştirdi ve İstanbul'u bir yandan Londra'ya diğer yandan Dubai'ye alternatif finans kutbu hâline getirmek için çalıştı. İtalya, bu başarıdan kendine pay çıkarmayı deniyor. Baykam şöyle söylüyor: “Birbirimizi tamamlayıcı nitelikteyiz, Arap baharı sonrası bu alanda açılan alanlardan beraberce istifade edebilmek için büyük bir fırsata sahibiz.” Orta Doğu'nun jeopolitik istikrarsızlığı ve Ankara hükûmetinin dinsel açıdan katılaşma riski, İtalyan şirketleri ürkütmedi. Altı yıllık süre zarfında, Türkiye'de aktif İtalyan işletmelerin sayısı iki katına çıktı ayrıca Türkiye, İtalya'nın ticaret bütçesine 5,4 milyarla (AB ülkeleri haricinde, ABD'den sonra ikinci sırada) katkıda bulunuyor.
Moody's'in bu mükâfatı, büyümeye yeni yakıt ekliyor: Yatırım yapılabilir seviyeye yükseliş sayesinde pek çok fonun Türk devlet kâğıtlarını satın almaya başlayacağı düşünülürse ulusal borçtaki bir rekor olan 72 milyarlık yabancı yatırım yükselebilecektir. Tüm bu gelişmelerdeki gizli risk, Türk lirasının daha da değer kazanması ancak Başçı'nın kararlaştırdığı faiz kesintileri, en azından şimdilik, bu tehlikeyi de uzaklaştırdı.
Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...
O Gün Beni Darp Edenlere Susanlara Hakkımı Helal Etmiyorum
Elvan Simsek
Cumhurbaşkanı Bir milletin Onurudur Namusudur!
Elvan Simsek
Kâbus bitti
Ahmet Kekeç
Berat Albayrak Neden Hedef?
Ersoy Dede
Gökten Ağır Zehirden Acı!
Yüsra D.Büyükcebeci
Bir CHP’linin itirafları: Kaybettiğimiz seçimdir
Sabiha Doğan
Hoşlansanız da olacak, hoşlanmasanız da olacak!
Ahmet Kekeç
ÇORUM DÜNYA'CA ÜNLÜ BİR ŞEHİR
Prf. Dr. İlknur TAŞ
DÜNYA’DA TÜRK HEKİMLERİ VE BAŞARI ÖYKÜLERİ
Esra Öz
SAĞLIK-SEN Çorum’da Güven Tazeledi
Çorum FK – Sivasspor maçı
Yaşar Sol Hayatını Kaybetti!..
Yeşilay’dan Hitit TV Net’e Ziyaret!
"Çorum’da Provokatif Paylaşımlara G…
Kırkdilim Tünelleri Trafiğe Açıldı!
Çorum-Samsun Hızlı Tren Hattı Resmi…
"Çorum’da Araç Sayısı 227 Bini Geçt…
Okullarda ve Çevresinde Alınacak Gü…
Dr. Süleyman Basa’dan "Sosyal Medya…
WHATSAPP’ta Okul Saldırısı Paylaşım…
Çorum’a Dev Proje / Teras Bahçe Ge…
Çorum’da İUP Kapsamında 200 Kişiye…
Hasan Karaoğlu Çorum Protokolüne Va…
Kahramanmaraş’ta Okula Silahlı Sald…
Çorum’da Öğretmen Sendikalarından İ…
"Çimento Arazisindeki Arsalar 21 Ni…
“Çorum Dahil 12 İlde Doktorlara FET…
Çorum - Kırkdilim Tünelleri Açılışa…
SON DAKİKA
HAVA DURUMU
ANKET